Eki 23 2008

Bu sezon, deÄŸiÅŸen ve geliÅŸen futbol endüstrisinin yeni halinin neye benzeyeceÄŸi konusunda biraz fikir sahibi olduk gerçekten. Beklenmedik sonuçların her zamankinden fazla oluÅŸu ve tekniÄŸe dayalı olmadan oynanabilen kaliteli futbol, herhalde herkesin dikkatini çekmiÅŸtir. Özellikle sürprizlerin, ulusal lig maçları ve daha düşük kademedeki uluslararası kupa müsabakalarına nazaran daha az olduÄŸu Åžampiyonlar Ligi’nin bu sezonki grup maçlarının ilk yarısını ele alalım.

A grubu karşılaÅŸmalarında CFR Cluj takımının sürpriz sonuçlara imza attığını görebiliyoruz. Deplasmanda Roma’yı 2 golle yenen ve evinde Chelsea ile 0-0 berabere kalan Romanya ligi beÅŸincisi, dikkatleri üstüne çekmeyi baÅŸardı.

B grubunda bu yıl -ÅŸahsi fikrim bazılarının reklam amaçlı yapılmış olduÄŸuysa da- bir çok beklenmedik sonuca imza atan Anorthosis, deplasmanda Werder Bremen ile 0-0 berabere kalıp evinde Panathinaikos’u yendi. Yine aynı grupta Inter’in Guiseppe Meazza stadında Werder Bremen’i yenememesini de beklemiyorduk açıkçası.

C grubunda Shaktar’ın evinde Sporting Lizbon’a yenilmesi grubun ÅŸimdiye kadarki yegane sürprizidir bence. DiÄŸer iki maçında da kötü oynayan ve umut vermeyen Basel, haddini aÅŸan bir futbol tarzıyla evinde Barcelona’dan 5 gollü ağır bir tokat yedi.

D grubunda ÅŸimdiye kadar beklenmedik bir sonuç yok diyebiliriz fakat Atletico Madrid - Liverpool maçındaki hakem hataları pek çok İspanyol’u üzmüştür herhalde. E grubunda ise 6-3 gibi alışık olmadığımız bir skor var, Villareal ve Aalborg takımlarına ait. Yine Manchester - Villareal maçından hiç gol sesi çıkmaması da ilginç bir durum. F grubunda biten 3-5′lik Steaua BükreÅŸ - Lyon maçı da tam evlere ÅŸenlik idi.

Savunmasını önde kurup Arsenal gibi bir takıma karşı gereksiz bir kumar oynayan Fenerbahçe de farklı skorlardan nasibini aldıi aynı Basel gibi. G grubunda Porto’nun evinde Dinamo Kiev’e 1-0 yenilmesi Portekizli taraftarların dünyasını başına yıktı resmen. İşler zora girdi Porto için de. H grubunda ise BATE Borisov’un Zenit deplasmanında aldığı 1-1′lik beraberliÄŸi de sürpriz olarak sayabiliriz.

Daha üç haftada beş paragraflık bir yazı ortaya çıkıyorsa sürpriz sonuçlar için, gerçekten bizim bildiğimiz futbol değişmiş demektir. Artık bu devirde cesur oynayandan çok, tedbiri üst seviyede tutup risk almaktan kaçınan takımlar kazanıyor. Takım ne derece güçlü olursa olsun, risk almak başına büyük dertler getirebiliyor. Defansif oynayıp riskleri en aza indirgeyen takımlar ise başarılı olabiliyor; örnek olarak Manchester United ve Chelsea takımlarını verebiliriz. Küçük takımların bu derece başarılı olabilmesinin yolu, oynadıkları güçlü ekiplerin aldığı riskleri değerlendirmekten geçiyor. Güçlü takıma karşı önlem almayıp haddini bilmeden oynayan takımlar ise genelde haketmedikleri farkı yiyip oturuyor. Sonuçta çağın futboluna uyum sağlayamayan takımlar bir zamanların efsaneleri gibi eriyip gider, önemli olan oyunu kurallarına göre oynayabilmektir.

Doruk Gürleyen

Doruk Gürleyen

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumları takip et RSS
TrackBack

Yorum yapın

SportsTop Blogs