Kas
01
2008
Premier Lig’deki bir kaç Mısırlı oyuncudan biri Amr Zaki. Özellikle bu sezon başında yakaladığı yüksek gol ortalamasıyla adından epey söz ettirdi. Ligde 10 maç geride kalırken 7 golle zirvede bulunan Wigan’lı futbolcu, takımında maç başına 0,67 gol ortalamasına sahip. Taraftarlar onun oynayışını efsane forvet Shearer’a benzetiyor, ÅŸimdiden taraftarın gönlüne taht kurmuÅŸ. Takımının ligde attığı 11 golün 7’sine ismini yazdırmak da kolay iÅŸ deÄŸil.
25 yaşındaki Zaki’nin buralara gelirken geçtiÄŸi yerler ise epey ilginç. Al-Mansoura takımında profesyonel futbol kariyerine
baÅŸlayan futbolcu, ilk büyük tecrübesini ENPPI (Petrol İşleme MühendisliÄŸi Endüstrisi) isimli takımda, Plastik Stadyumu’nda yaÅŸadı. İki yılda 41 maça çıkıp 16 gol atan Zaki, kendini gösterip Lokomotiv Moskova’ya transfer oldu. Fakat hiç maça çıkamadan, geldiÄŸi yıl Mısır’a geri dönen futbolcu, bu kez Zamalek takımında kendini gösterme fırsatı yakalamıştı. 2006 Afrika Uluslar Kupası’nda hocasıyla tartışıp 6 ay ceza alan Mido’nun yerinde ÅŸans bulan Zaki, bu fırsatı gerçekten iyi deÄŸerlendirdi. O sene Mısır kupayı kaldırırken Zaki de en çok dikkat çeken isimlerin başında geliyordu. Bugün Mısır Milli Takımı’nda çıktığı 48 maçta attığı 29 golle ÅŸimdiden baÅŸarılı bir milli takım kariyeri yapmış olduÄŸunu görüyoruz.
Bu sezon başında Wigan takımına kiralanan oyuncu, Dünya Kupası elemelerinde gösterdiÄŸi performans ve son iki hazırlık maçında attığı iki golle formayı kapıp ilk Premier Lig tecrübesini West Ham karşısında yaÅŸadı ve takımının tek gölünü atmayı baÅŸardı. İki hafta sonra bu sezonun baÅŸarılı ekiplerinden Hull City’yi deplasmanda 5-0 maÄŸlup ederken de iki golü hanesine yazdırmıştı. Daha sonra Liverpool’a da attığı iki güzel golle iyice göze battı denebilir. Henri Camara ve Emile Heskey gibi isimlerin önüne geçip forvet hattının vazgeçilmez ismi haline geldi artık. Kiralık gelen Zaki, bu performansını devam ettirirse Avrupa’da kendine iyi bir yer bulur gibi görünüyor, ÅŸimdiden transfer dedikoduları çıkmış durumda. Umarım sezon sonunda beni haklı çıkarır.
Kas
01
2008
Avrupa Åžampiyonası’nın üzerinden çok geçmedi, o günlerde Almanya turnuvanın en büyük favorilerinden gösterilirken benim favorim İspanya idi. Rusya’nın da büyük sürprizlere imza atacağını söylemiÅŸtim. O zamanlar Lukas Podolski isminin ilk onbire dahi girmesinin zor olduÄŸu, ondan çok ÅŸey beklenmediÄŸi söyleniyordu. Benim fantezi kadromda ise ilk sırada yer alıyordu.
Nitekim Podolski beni yanıltmadı ve ÅŸampiyonada iyi bir performans sergiledi. Bundan itibaren, oyuncunun neden Bayern Münih’te yeteri kadar ÅŸans bulamadığı sorgulanıp durdu. Klose ve Toni’nin olduÄŸu yerde ilk onbirde ÅŸans bulmak zordur fakat ilk on maçında istediÄŸi sonuçları alamayan Bayern’in alternatiflerini de deÄŸerlendirmesi gerekiyordu. Hoeness Podolski’ye yeteri kadar ÅŸans verildiÄŸini, ama onun bu ÅŸansları kötü deÄŸerlendirdiÄŸini belirtmiÅŸ. Baktığımızda Lukas’ın 4 kez ilk onbirde çıktığını görüyoruz. 3 golü var ama maçlarda kendini çok gösterdiÄŸini söyleyemem doÄŸrusu. Ancak ondan daha büyük hayal kırıklığı yaratan ama daha çok ÅŸans bulan Luca Toni’ye ise nasıl bu kadar tahammül ediyor anlaşılır deÄŸil. 10 maçta ilk onbirde yer aldı ve onun da 3 golü var ki Podolski gibi ortalıkta baskı yaparken, koÅŸular yaparken bile göremiyoruz kendisini. Aynı ÅŸanslar Podolski’ye verilmiÅŸ olsa belki 23 yaşındaki bu oyuncu takıma küstürülmüş olmazdı.
Lukas’ın baÅŸlangıçta oyunda olmadığı hemen her maçta da 70. dakikadan sonra oyuna alındığını görüyoruz ki bu bir oyuncu için yetersiz bir süredir. Böyle kısıtlı zamanlarda oyuna alındığınızda, kendini gösterebilme stresinden dolayı eliniz ayağınıza dolaşır zaten. Üstüne üstlük hocanız bu kadar az ÅŸans verip, verilen ÅŸansları deÄŸerlendiremediÄŸinizi söylüyorsa, durum daha da kötüdür. Yine Hoeness, “Lukas gol attığında gereÄŸinden fazla alkışlanıyor ve o da kendisini çok iyi görüyor. Gol atmak her ÅŸey deÄŸildir, her gol atan ertesi gün kahraman ilan edilmemelidir.” demiÅŸ. DoÄŸru da demiÅŸ fakat her takımın taraftarı genç yıldızını göklere çıkarır, normali budur. Özellikle Ulrich gibi Bayern’le özdeÅŸleÅŸmiÅŸ bir isim nasıl olur da ilerde adı söylenince akla Bayern’in geleceÄŸi bir yıldızı kenara atar anlamış deÄŸilim. Belli ki aralarında var bir ÅŸeyler. Podolski’yi izlemekten keyif alıyorum. Umarım ya Bayern’de kendini kabul ettirir ya da iyi bir takıma gider ve bol bol izleriz.