Herkesin beklediÄŸi derbi maç bu akÅŸam oynandı, her zaman olduÄŸu gibi heyecan vericiydi. Her derbi haftası olduÄŸu gibi bu haftayı da istatistikler okuyarak geçirdik. “İlk golü atan kazanıyor.” yorumu ise son olarak kabul edilen görüş oldu ve pazar günü maç öncesi manÅŸetlerini oluÅŸturdu. Her sene aynı veya benzer baÅŸlıkları görmek sinir bozucu olsa da, derbi heyecanının hiç azalmam
ası milletimiz için güzel bir olay. Elbette burada toplum değerlendirmesi yapacak durumda veya konumda değilim, fakat açıkça gözüken bu.
Her neyse, Benfica’yı iyi futbol ile deplasmanda yenen bir Galatasaray ve karşısında daha moralsiz bir Fenerbahçe vardı. Alex oynayacak durumda deÄŸildi, Kewell ise sakatlıktan yeni çıkmıştı, yedekler arasındaydı. Sene başından beri istikrarsız bir görüntü sergileyen Galatasaray’ın erken golüne Fenerbahçe’nin cevabı gecikmedi. Maç sürdü, sürdü, sürdü. Skor tabelası 4-1′i gösteriyordu. BitiÅŸ düdüğüyle tüm izleyenler bir “Oh!” çekti. Kazanan taraf da olsanız, kaybeden taraf da, derbilerin bitmesi rahatlatıcı bir olay. Stres bitiyor en azından.
1987 doÄŸumlu milli futbolcu Arda Turan sahada çok çirkin hareketler yaptı. Kendisinden 10-12 yaÅŸ büyük olan yardımcı hakemlere yaptığı el-kol hareketleri, kendisini toplamaya söyleyen futbolculara gösterdiÄŸi tepkiler, derbinin çirkin yüzüydü. Hırs, bir yere kadar hırstır ve belli bir çizgiyi aÅŸtığı zaman çirkinleÅŸiverir. Ancak suç Arda’nın deÄŸil elbette, yıllardır Galatasaray’ın ön planda olan oyuncularına baktığımızda tabloyu görebiliriz. Son 1996-1997 sezonunda geldiÄŸi Galatasaray’ın unutulmazları arasına giren Hagi, Erol Ersoy’un suratına tükürmüştü, taraftarlarına “Hırsızsınız siz!” diye bağırmıştı. Hasan ÅžaÅŸ’ın saha içi tavırlarına, efsane kaptan Bülent Korkmaz’ın hareketlerine ayrıca deÄŸinmeye gerek yok. Hakemler ise ne yazık ki bu tavırları görmezden geliyor. Arda Turan’a kırmızı kartı göstereceksin ki, bir daha yapmasın. Aynı Hasan ÅžaÅŸ Galatasaray’ı defalarca ve milli takımımızı Gürcülere karşı oynarken yaktığından sonra hareketlerine çeki-düzen vermiÅŸti, ÅŸu anda çok daha aklı başında bir Hasan ÅžaÅŸ var Galatasaray’da.
Skibbe’nin yaktığı deÄŸiÅŸikliklerin Galatasaray’a bir faydası olmadı. Sakatlıktan yeni çıkan Kewell çok vasattı, sezon başından beri isktikrarsız olan Nonda ise neredeyse sahada hiç yoktu. Yine de bu deÄŸiÅŸikliklere tam olarak yanlış diyemeyiz. Sahada hakeme oynayan bir Ümit Karan ve isteksiz bir Milan Baros vardı ki, bu iki futbolcu ile devam edilmesi halinde sonuç pek farklı olmazdı.
Futbolcular bu galibiyeti Aragones’e altın bir tepside hediye etti. Aragones bu galibiyetle iyice morallendi, keza futbolcular için de aynısı geçerli. Gökhan Gönül artık tamamen kendisine geldi, sahanın flaÅŸ isimlerindendi. Selçuk Åžahin’i de tebrik etmemek elde deÄŸil. Fenerbahçe’nin 14 Milyon Euro harcadığı Daniel Guiza’nın 10 maçta attığı gol sayısına ulaÅŸtı Selçuk. Bu sezon ligde ilk kez ilk 11′de baÅŸlayan Deivid ise 2. golünü şık bir vuruÅŸla kaydetti. Sezon sonunda sözleÅŸmesi sona erecek olan bu futbolcuyla sözleÅŸme yenilenmeli… Neticede Fenerbahçe takımı hak ettiÄŸi bir galibiyet aldı. Fark daha fazla da açılabilirdi. Guiza bitirici olabilseydi örneÄŸin… Bu durumda Aragones’in haline şükretmesi ve futbolcularına “4-1 kere maaÅŸallah!” demesi gerekiyor bence…
Remzi TuntaÅŸ |