Bu akÅŸam öfkeli bir taraftar ile Skibbe’nin pek çok ortak yönünün olduÄŸunu farkettim. İkinci yarıya baÅŸlarken “Benfica maçını kazandık, kazanan kadro bozulmaz mantığıyla çıktık sahaya, fakat ÅŸanssız bir ÅŸekilde ilk yarıyı maÄŸlup kapadık. Umarım Kewell ve Nonda ikinci yarı oyuna girer” dedim. Beni duymuÅŸ olacak; ikinci yarıya Kewell ve Nonda deÄŸiÅŸiklikleriyle baÅŸladı. Gol pozisyonuna girememekle beraber, Fenerbahçe’nin Arsenal karşısında sergilediÄŸi etkili defans futbolu Galatasaray’ın savunmadaki eksiklikleriyle birleÅŸince, ortada Galatasaray için kapkara bir tablo oluÅŸtu.
“Benim takımım karaktersiz oynamamalı, fark yesek de böyle karaktersiz oyun sergilemeyelim, cesur futbol oynayalım” diyenlerin
sesi hala kulağımda. İşte Şükrü SaraçoÄŸlu’nda, gereÄŸinden fazla cesaret nelere sebep oluyor, hep beraber gördük. Günlerdir, basında, evde, sokakta, her yerde Galatasaray çok fazla ÅŸiÅŸirildi, müthiÅŸ bir beklenti oluÅŸtu. Kadro güzel, oyun güzel olsa da, futbolun bazı gerçekleri vardır. Ne kadar kötü durumda olsa da, ezeli rakibinizin sahasında böyle açık futbol oynarsanız yenilirsiniz. Bu beklentilerin oluÅŸturduÄŸu baskıyla sanki ev sahibiymiÅŸ gibi oynayan sarı kırmızılılar maça etkili baÅŸlasa da, ilk gelen moral çöküntüsüyle beraber bir daha hiç toparlanamayacakları bir yola girdiler.
İlk yarıyı Fenerbahçe, Galatasaray’ın gölgesinde 2-1 önde kapattı. Buraya kadar her ÅŸey bitmiÅŸ deÄŸildi, Galatasaray her ne kadar Lincoln’ün endirekt serbest vuruÅŸtan attığı geçersiz golden sonra moral ve konstrantrasyon olarak geriye düşse de, oyunu kendi lehine çevirebilecek güce hala sahipti. Fakat burada, Skibbe’nin düşüncelerinin, benim gibi evinde maç izleyen taraftarın, bir hırsla ortaya attığı düşüncelerden farklı olması gerekirdi. Kendi elini kolunu ikinci yarının başında baÄŸlayan hocaya kalan tek ÅŸey, rezalete tanık olmaktı artık. Böyle maçlar bir dakikada kazanıp, bir dakikada kaybedebileceÄŸiniz maçlardır. Henüz ikinci dakikada öne geçip, daha beÅŸ dakika üstünlüğünü koruyamıyorsan yenilmeyi hakedersin.
Skibbe’yi çok da suçlamamak gerek, zira bu gece ÅŸans faktörünün Galatasaray’dan yana olduÄŸunu pek söyleyemeyiz. Fakat gördük ki, teknik heyetin ve futbolcuların öğrenmesi gereken önemli ÅŸeyler var, umarım bu ders yararlı olmuÅŸtur. Sonuç olarak bu akÅŸam, Galatasaray defansta bu kadar hatalı olmasaydı, Fenerbahçe’nin, bu oyun yapısıyla gol bulması oldukça zor olurdu, fakat yine olan oldu, gelenek bozulmadı. Neyse artık, baÅŸka bahara.
Fenerbahçe 4 - 1 Galatasaray
Doruk Gürleyen | ![]() |
