Şampiyonlar Ligi - Grup Maçları Sonrası Analiz
Bu sezon, Åžampiyonlar Ligi grup aÅŸamasında sürpriz sonuçlar alınmış olsa da, yola devam edenler ve UEFA Kupası’na gidenler olarak ayırırsak, pek ÅŸaşırtıcı bir tabloya rastladığımızı söyleyemeyiz. Çok heyecanlı karşılaÅŸmalara sahne olan maçlar sonucunda öne çıkan takımları ve sıralamalarda sürprizler olduÄŸunu görmek ise mümkün.
A grubunda Roma ve Chelsea gruptan çıkarken, Bordeaux’nun da UEFA Kupası’na kalacağı ilk günden tahmin edilebilirdi herhalde. B grubunda ise karşımıza bir Anorthosis vakası çıkıyor. Grubu lider olarak tamamlayan Panathinaikos’u evinde 3-1 ile geçen Anorthosis, eline geçen fırsatları deÄŸerlendiremeyip 3 beraberlik daha alınca sonuncu olarak Avrupa kupalarına veda etti. Panathinaikos’un ise Inter’i geçip lider olarak çıkması büyük sürpriz olarak nitelendirilebilir. Zira pek iç açıcı bir futbol sergilemeyen Werder Bremen’in, baÅŸlarda gruptan çıkacağı tahmin edilirken, onlar UEFA biletini son maçta Inter’i maÄŸlup ederek alabildi.
C grubunda da Barcelona ve Sporting Lizbon gruptan çıkarken, Shaktar Donetsk UEFA’ya kaldı. Yine ÅŸaşırtıcı bir durum yok diyebiliriz. Grup maçlarının belki de en zevkli maçlarına sahip olan D grubu da pek bir sürprize sahne olmadı; Liverpool ve Atletico Madrid üst tura çıktı, Erik Gerets’li Marsilya UEFA’ya gitti. Bu grupta özellikle Liverpool - Atletico maçları enfes idi fakat hakemler -haklı olarak- çokça tartışıldı ve futbolun önüne geçen bazı etkenler bu zevke gölge düşürdü.
E grubunda Machester United ve Villareal yine tahmin edildiÄŸi gibi bir üst tur biletini kaptı. Fakat burada Celtic’in veda etmesi bir sürpriz olarak nitelendirilebilir. Oynadığı garip futbol ve 9 gollü Villareal maçı ile dikkat çeken Aalborg, UEFA Kupası’na gitme yolundaki rakibi Celtic’le karşılaÅŸtığı iki maçtan 4 puan almayı baÅŸardı, ve Celtic’i resmen Avrupa kupalarının dışına itti.
F grubu da ilginç mücadelelere sahip, ilk iki maçında zevksiz ve uyutucu bir futbol sergileyen Steaua BükreÅŸ, üçüncü maçında evinde Lyon’a 5-3 maÄŸlup olurken son çırpınışlarını yaşıyordu sanki. Son maçta da Fiorentina’ya evinde 1-0′la boyun eÄŸip rakibini UEFA’ya gönderdi.
G grubunda bir hayal kırıklığı, bir de geri dönüş çabası gördük. GeçtiÄŸimiz sene Åžampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynayan Fenerbahçe, bu sezon tek bir galibiyet alamadan grubu sonuncu olarak tamamladı. GeçtiÄŸimiz senelerde futbol spikerlerimiz tarafından Åžampiyonlar Ligi’nin gediklisi olarak lanse edilen Dynamo Kiev ise ortaya koyduÄŸu etkileyici futbol ile kendini gösterdi, fakat diÄŸer iki rakibini geçmeye gücü yetmedi. Porto grubu lider olarak tamamladı, Arsenal tam da en önemli zamanlarına denk gelen iç karışıklıklarıyla uÄŸraşırken gruptan çıkmakta zorlanmadı.
H grubunda yine beklenilen bir tablo oluÅŸtu. Özellikle Juventus - Real Madrid karşılaÅŸmalarında büyük usta Del Piero’nun gösterisine tanık olmak çok zevkliydi. GeçtiÄŸimiz sezonun parlak ekiplerinden olan fakat bu sezon aynı parlaklığa eriÅŸemeyen Zenit’e yine UEFA Kupası yolları gözüktü.
Bu sezon, grup maçları eÄŸlenceli geçti diyebiliriz. İlk maçlarda Avrupa’ya kendini tanıtan CFR Cluj, BATE Borisov ve Anorthosis’in mücadeleleri de gruplarda ayrı bir heyecan kaynağı oldu fakat tecrübesizlikten olsa gerek, bu performanslarının sonunu getiremediler.
İstatistiklere gelecek olursak; 6 maçta 5 gol atan 4 futbolcu ÅŸimdilik liderliÄŸi paylaÅŸmaktalar. Bunlar; Miroslav Klose (B. Münih), Lionel Messi (Barcelona), Steven Gerrard (Liverpool) ve Karim Benzema (O. Lyon). Asistlerde Frank Ribery (B. Münih) 5 asist ile lider durumda. Aalborg’dan Anders Due 4 asist ile dikkat çekerken Frank Lampard (Chelsea) ile ikinciliÄŸi paylaşıyor. Werder Bremen’den Frings 5 maçında da sarı kart görerek bir disiplinsizlik örneÄŸi olmuÅŸ.
Barcelona, ortalama 62% topa sahip olma yüzdesi ile diÄŸer tüm ekiplere fark atmış durumda. Rakibini boÄŸan takım terimi tam onlara layık bir sıfat olur herhalde. Yine aynı takım, 54 kaleyi bulan ÅŸut ile bu alanda da üstünlüğünü göstermiÅŸ. 62 faul ile grup maçlarının en nazik takımı Marsilya olmuÅŸ, Gerets’in beyefendiliÄŸinden ders almış gibi görünüyorlar. Öte yandan Shaktar 119 faulle kasap takım lakabına uygun görülebilir. PSV’li futbolculara kimse faul yapmaya gerek görmemiÅŸ anlaşılan, 53 kez çalınmış düdük. Bayern’li futbolcular ise pek tutulamamış olsa gerek; tam 121 kez serbest vuruÅŸ kullanmışlar. Dick Advocaat’ın oyuncularına biraz ofsayt çalıştırması yapması lazım herhalde, 30 kez ofsayta düşen takım bu alanda lider durumda. İşin ÅŸakası bir yana, bu sayının üçte birinin Pogrebnyak’a ait olduÄŸunu düşünürsek, durum biraz normal bir hal alıyor. Bahis sitelerinden skorları takip ederken hemen her maçta gol hanesinde ismini gördüğümüz bu oyuncu, o kadar çok pozisyona giriyor ki bu sayılar gayet olaÄŸan hale geliyor.
Bunlar da grup maçlarının ilginç istatistikleriydi, umarım her maçını zevkle izleyeceğimiz bir kupa olur.