Dün akÅŸam oynanan Kayserispor-Fenerbahçe maçını izleyemedim. Özet görüntülerinden, maçın geneli hakkında yorum yapacak kadar usta yazar da olamadım. Maçtan önce ”Merak ettiklerimiz” listesi hayli kabarıktı. Telefona gelen maç mesajları, aklımın ”Merak ettiklerimiz” listesine kaymasına yol açtı. Nedense bu sefer maç 2-0 olunca, ‘tamam, bitti bu iÅŸ’ düşüncesi kapladı içimi. Taraftarlıkta level (seviye) atladım galiba.
Yeni stad nasıldı acaba? EleÅŸtiri konusu olan zemin ne durumdaydı? Fenerbahçe’nin istekli, arzulu, motive halinden numuneler görebilecekmiydik? Kayserispor bize gene aynı tarifeyi uygulayacakmıydı? Bunların hepsi kafamda git geller oluÅŸturdu. Kayserispor’un yeni stadında coÅŸmasından korktum. Son haftalarda beraberlik takımı havası veren Kayserispor dan alınacak bir puana razıydım. Çünkü stad açılışı baÅŸka maç yokmuÅŸ gibi Fenerbahçe maçına yetiÅŸtirilmiÅŸ, her ÅŸey olası Fenerbahçe galibiyetine göre ayarlanmıştı. Neyse ki adımıza korkulan olmadı. Özetlerden izlediÄŸim kadarıyla Semih ve Alex’in güzel golüyle maçı kazanmasını bildik.
Maçtan sonra öne çıkanlar arasında Volkan’ın gördüğü kırmızı kart ve Carlos abinin Tolunay bey’e gösterdiÄŸi ÅŸefkat halleri var. Kırmızı kart doÄŸru ama Carlos abiye yapılan yorumlar yanlış. Özellik Tolunay Kafkas bey’in Carlos abi ye yaptığı hareket çok kabaydı. Carlos’un gelip çocuk sever gibi bir teknik adama bu hareketi yapması yersiz ama ona gösterilen tutum hiç insani deÄŸildi.
Aragones sessiz ve derinden takımı iÅŸlemeye baÅŸlamış. Pas alış veriÅŸi, diÄŸer maçlara nazaran geliÅŸme gösteriyor. Oyuncular artık daha dirençli ve rakibin oyununa tepki veriyorlar. Ben bu iyi gidiÅŸte Alex’in katkısının olduÄŸunu da biliyorum çünkü Alex’in takımda oyun olarak hissettirdiÄŸi ağırlığın yanında, arkadaÅŸları arasında elde ettiÄŸi ağırlığı da hissetttirdiÄŸini düşünüyorum. Bazen topu almaktan çekinen hatta almayan Alex, bazen de defansın önüne kadar gelip top yapmaya çalışan iki farklı Alex’i görüyoruz. Bu iki daÄŸ kadar farkın hangi neden den ötürü ortaya çıktığını anlamış deÄŸilim. Aman oynasın da baÅŸka ihsan istemem. Kendisini, 800. maçına çıkıp bir de gol attığı için ayrıca tebrik ediyorum.
Yukarıda öne çıkanlar arasında saymadığım bir olay daha var. O da Emre’nin bir futbolcuya kafanı keserim iÅŸareti. Güntekin Onay, programda Emre’yi yakından tanıdığını, normalde sakin bir yapısının olduÄŸunu, ancak örnekleri olduÄŸu gibi maç içerisinde sinirlerine hakim olamayan futbolculardan biri olduÄŸunu söyledi. Ben de Emre’yi çok seviyorum, beÄŸenerek izliyorum ama dün gece ki hareketi görünce, ”artık yeter be Emre” dedim. TCK da bir insanı ölümle tehdit etmek suçtur. Emre saha dışında adama, senin kafanı keserim iÅŸareti yapıyor. Bu ne ÅŸimdi? Neyse konuyu çok uzatmadan, yazının sonuna gelelim.
Fenerbahçe için daha önce yazdığım yazı da 3 te 3 yaparsa her şey değişir demiştim. Sırada Kocaeli maçı var. Taner Gülleri atmazsa yine kazanırız gibime geliyor. Sonrası ver elini liderlik. Taraftarlığın canı çıksın. Can çıkmadan umut kesilmiyor. Ne yaparsın?
Not : Yukarıda ki fotoÄŸrafı koymamın sebebi, Aragones’in en hareketli hali olması ve takımın genel durumu hakkında mesaj vermesi. 10 puan.
Murat S. Macit |
