Haftanın beklenen maçı, içkiler çerezler hazırlanmış maç saati bekleniyor evlerde. Maçın baÅŸlamasıyla beraber oldukça zevkli bir mücadeleye tanık oluyoruz. Hakkında bol bol yazmak istediÄŸim bir oyuncu, Alanzinho çıkıyor sahneye ve artık takıma uyum saÄŸlamaya baÅŸladığının sinyalini veriyor. Hakikaten ÅŸahane bir maç çıkardı kendisi, umarım daha da iyi alışıp büyük iÅŸler yapar Trabzon’da. Daha sonra yine Alanzinho’ya yapılan faulün es geçildiÄŸi pozisyonun devamında Arda’nın harika pasını Baros aÄŸlara gönderiyor ve durum 1-1. İlk yarının sonunda oldukça heyecanlı ve zevkli bir karşılaÅŸma izlediÄŸimizi düşünerek ikinci yarıyı beklemekteyiz.
İkinci yarının baÅŸlamasıyla beraber, garip bir gerginlik var taraftarlarda, bizim salon da geriliyor ilginç bir ÅŸekilde. O maç izleme isteÄŸi, yerini insanı kasan bir strese bırakıyor. Oyun sertleÅŸmiÅŸ, hakem oyun üzerindeki hakimiyetini saÄŸlamaya çalışıyor fakat özellikle Trabzonlu oyuncular çığrından çıkmak üzere. Her pozisyonda itiraz eden Gökhan Ünal hakemleri baskı altına almaya çalışıyor. Galatasaraylı taraftarlar ister istemez Hamburg maçını düşünmeye baÅŸladı, nasıl olsa bu maçın telafisi olur düşüncesi geçiyor içlerinden. Daha sonra Baros’un azmi ve Arda’nın fırsatçılığı ile Galatasaray bir gol daha buluyor ve bu dakikadan itibaren Lig Tv’den gelen Galatasaray tezahüratlarını baskın ÅŸekilde duyuyoruz. Arda Turan; bu yaÅŸta bu tecrübeleri yaÅŸayabilmiÅŸ bir futbolcu olarak takdir edilmesi gerekiyor. YeÅŸil sahalarda şımarık davrandığı, gece hayatını abarttığı iddia edilen dönemler oldu, medyamızın kötü niyetli adamları yıpratma çalışmalarında baÅŸarılı son yıllarda. Fakat o, tüm bunlara cevabını hep sahada vermeyi baÅŸardı, gerek rakipleri ve hakemler ile diyalogları, gerekse takındığı örnek tavırlarıyla iyi bir futbolcu olduÄŸunu kanıtladı. Umarım onu daha fazla harcamaya çalışmazlar.
Galatasaray’ın golünden sonra kaybolan otorite ve daha da gerilen atmosfer eÅŸliÄŸinde oyun gittikçe sertleÅŸmeye devam etti. Futbolun güzellikleri, yerini stresle izlediÄŸimiz amansız bir mücadeleye bıraktı. Ve son 10 dakikaya girdiÄŸimizde yine Alanzinho’nun harika asisti ile Colman De Sanctis’i bir kez daha üzdü. Bu maçta De Sanctis gerçekten çok iyi iÅŸ çıkardı, 2 golde de yapabileceÄŸi hiç bir ÅŸey yoktu ve yine haksız bir biçimde boynu bükük ayrıldı sahadan.
İki takım da galibiyeti hak etti diyebiliriz, fakat sonuç olarak iki takım da birbirini vurmuÅŸ oldu; zirvedeki rakiplerinin iÅŸine yarayacak bir skor ortaya çıktı. Ersun Yanal’ın tercihleri çok yerinde iken Bülent Korkmaz’ın deÄŸiÅŸikliklerini talihsiz buldum diyebilirim, özellikle artık bitmiÅŸ olan Ümit Karan dururken, sırf ortamı geriyor diye Baros’u oyundan çıkarması, onun yerine giren Yaser’in kırmızı kart görmesi ve bu genç oyuncunun da bu senelik sona ermesi çok kötü oldu. Milan Baros zaten cezalı duruma düşmüş, kırmızı kart görüp çıksa ne farkeder diyebiliyoruz, maç bitip olan olduktan sonra tabii. Yine de sahada diri bir adam kalmış olacaktı iki adım koÅŸamayan Ümit’in yerine. Ama sonuç olarak hem Baros hem de Yaser’i kaybetti Galatasaray, Arda da oyundan çıkmak zorunda kalınca, ileride top yapabilecek kimse kalmadı ve Galatasaray yarı sahasına gömülmeye mahkum oldu. Üstelik son dakikalarda hala maçı kazanabilme ÅŸansı var iken Serkan KurtuluÅŸ gibi tecrübesiz bir defans oyuncusunu oyuna sokması ile maçın sonucunu tayin etti. Lincoln’ü oynatmaması konusuna hiç girmek istemiyorum, ama zaten maçın sonucu beklediÄŸim gibi olduÄŸu için de Bülent’e baÅŸarısız demem yerinde olmaz.
Bu maçın yıldızları ise Alanzinho ve Arda. İkisi de birer gol ve asist ile oynadılar, maç boyu seyirciye zevk verdiler. Her ÅŸeye raÄŸmen güzel bir Pazar akÅŸamı yaÅŸattıkları için tebrik etmek gerekiyor iki takımı da. Rengarenk Trabzon seyircisini ve Avni Aker’de kendini gösteren Galatasaraylı taraftarları da kutluyorum.
Doruk Gürleyen | ![]() |
