Mar 20 2009

Galatasaray’ın Uefa kupasından elenmesi çok dramatik bir sonla oldu. Ne yalan söyliyeyim, ben 2-0 dan sonra bu maçın dönebileceÄŸini düşünmüştüm. Bordeaux maçı hala hafızalarda. Galatasaray geri dönüşleri baÅŸarabilen bir takım ama öne geçtiÄŸi maçlarda sıkıntı kendini göstermeye baÅŸlıyor. Takımın sakatlarla dolu olmasından dolayı Bülent hoca kadro kurmakta çok zorlandı. Çakma stoper Kewell, ileride olmadığı için hücümda akınlar akışkan deÄŸildi.( Bu söylemde Ömer Üründül abime hediyem olsun, telifsiz kullanabilir! )
Yine de her ne olursa olsun Galatasaray’ın 2-0 dan maçı vermesi affedilemez. Çünkü çeyrek final kapısı aranlanmış durumda ve Avrupada ki baÅŸarılar, Fenerbahçe’nin ‘mazinde bir tarih yataaaarrr’ ÅŸarkısına nakarat olacak cinsten bir hal almaya baÅŸladı.
Önemli maçları kaybetme alışkanlığımız renk ve camia demeden devam ediyor. Sadece önemli maçlar dersek Türk tarihine ayıp etmiş oluruz. Türkler olarak kırılma noktalarında heo kırılan taraf olmuşudur. Dün gece de bunlardan bir tanesiyd.
Ne güzel bir ortam vardı oysa, havada 2000 yılının kokusu, finalin yapılacağı yerin SaraçoÄŸlu oluÅŸunun dayanılmaz hafifliÄŸi, her ÅŸey ne güzeldi. ”Fark yer” dediÄŸim Bordeaux bile geride bırakılmıştı ama malesef olmadı. Tüm emekler boÅŸa gitti. Skibbe, bırakıp gittiÄŸi günden beri havalar güzeldi. Åžimdi kışa döndü.
Arda yı hayranlıkla izledim ancak son 30 dakika pes etmiÅŸ futbolcuları izlerken de utandım. Neyse ki iki sonucunda bana yaradığı bir karşılaÅŸma daha sona erdi. Yalan yok. Üzülmedim. Hatta sevindim. Bana milliyetçilik ayağına yatmayın, yemem. Kısacası Orhan Veli’nin Kitab-ı Seng-i Mezar adlı ÅŸiirinde yazdığı gibi ”Yazık oldu Süleyman Efendiye.”2000′li yılların ruhundan, günümüz ruhuna hoÅŸ geldiniz. Evinize hoÅŸ geldiniz.

Murat S. Macit

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumları takip et RSS
TrackBack

Yorum yapın

SportsTop Blogs