Kas 03 2008

Büyük Takım Küçük Başarı

Bir film vardı “Büyük Adam Küçük AÅŸk”. Bu da ona benzer bir film. BaÅŸrollerde River Plate, Feyenoord, Deportivo La Coruna, Newcastle, Roma gibi oyuncular var. 2 oscarlı AS Roma büyük ilgi topluyor. Genç oyuncu Feyenoord aranan jön mü? Güney Amerika’nın en popüler oyuncusu River Plate, Avrupa sinemasının geliÅŸmekte olduÄŸunu söyledi. Newcastle filmlerde öpüşmem seviÅŸmem dedi. Bir zamanların efsanevi aktörü Deportivo, ev kirasını ödeyemiyor.

 

Yoksa bunlar onların dublörleri mi?

Eki 26 2008

26 Ekim 2008 Pazar, İddaa Tahminleri

Maç Kodu                                               Tahmin                                     Oran

464: Oberhausen-Kaiserslautern        2,5 gol üstü                                 1.40

525: Udinese-Roma                            2,5 gol üstü                                 1.70

545: Feyenoord-Heerenveen                   2                                             2.80

564: R.Huelva-Valencia                            2                                             1.60

641:Villarreal-At.Madrid                      2,5 gol üstü                                  1.90

625: Lyn-Aalesund                                  2                                              2.40

652: G.Jujuy-River Plate                          1                                              2.60

Toplam oran :  126,41

Bol ÅŸans…

Eki 13 2008

Mustafa Denizli ÅŸampiyon yap bizi

Bu tezahürat tanıdık mı geldi? Daha önce Galatasaray ve Fenerbahçe tribünlerinde söylendi mi? İkisinin de cevabı evet. Sıra BeÅŸiktaÅŸ Tribünlerinde, sıra muhteÅŸem İnönü Stadı’nı her zaman coÅŸkuyla dolduran BeÅŸiktaÅŸ taraftarında. Åžimdi tam zamanı mı? Tartışılabilir ama bence evet. Bu kaos ortamındaki takımı ancak Mustafa Denizli gibi tecrübeli, beyefendi, saygıdeÄŸer, bilgili bir isim düzlüğe çıkarabilirdi. 4,5 yıllık bu yönetimin belki de yaptığı tek doÄŸru iÅŸ Denizli’yi baÅŸa getirmek olmuÅŸ olabilir. İlerleyen günler herÅŸeyi gösterecek, bekleyip göreceÄŸiz.

Galatasaray’ı çalıştırdığı yılları göremesem de Fenerbahçe’yi ve milli takımı çalıştırırken görme fırsatımın olduÄŸu Mustafa Denizli, bence Türkiye’nin en iyi 2-3 teknik direktöründen biri. Fenerbahçe’yi ÅŸampiyon yapan ilk ve tek Türk teknik direktör. EÄŸer bunu BeÅŸiktaÅŸ’ta da baÅŸarırsa BeÅŸiktaÅŸ tarihinde de aynı konumda bulunacak. Ki bu ÅŸartlar altında iÅŸi çok da imkansız görünmüyor. Takımda her pozisyonda en az 2 oyuncu var, lige de iyi baÅŸladı, liderden sadece 2 puan geride 6 maç sonunda ve artık tamamen lige yöneldi. Bu ÅŸartlar Denizli’nin iÅŸini kolaylaÅŸtırabilir. Takımı zaten yeterince iyi biliyor ve tanıyor, bazı futbolcularla daha önce de çalışmış olması ayrı bir avantaj.

GittiÄŸi her takımda açıkça belirtti küçüklüğünden beri BeÅŸiktaÅŸlı olduÄŸunu. Bu yüzden tribünlerin gönlünde taht kurması da hiç de zor olmadı. Ne iÅŸi var bunun bu takımda, oldu mu hiç? diyen birine henüz rastlamadım. Hemen hemen herkes doÄŸru tercih olduÄŸu yönünde büyük ölçüde hemfikir. “Adam gibi adam” ErtuÄŸrul SaÄŸlam’dan aldığı görevi baÅŸarıyla tamamlayacağını düşünüyorum.

Haftasonu takımının başında ilk maçına Gençlerbirliği deplasmanında çıkacak. Tesadüftür ki Gençlerbirliği maçları Mustafa Denizli yönetimindeki takımlar için hep zor geçmiştir ve çoğunda mağlup olunmuştur. Benzer bir sonuçta karamsarlığa kapılmamalı ve sabır gösterilmeli. Daha yapılacak çok iş var.

Mustafa Denizli ÅŸampiyon yap bizi

Ellere bırakma kurtar tüpçüden bizi

Taraftar sever böyle sürprizi

Sen düzelt makus talihimizi

Eki 10 2008

Uefa Kupası D Grubu

Yeni bir grup incelemesiyle daha sizlerleyim. Bu yazımda Uefa Kupası D grubunu yazacağım. Bu grupta NEC Nijmegen, Tottenham Hotspur, Spartak Moskova, Udinese ve Dinamo Zagreb yer alıyor. İlk bakışta 3 takım öne çıksa da bence 5 takım da birbirine denk güçte. Bu grup hakkında tahmin yürütmek epey güç olacak. Son derece zevkli maçlar bizi bekliyor.

İlk olarak bu sene dünya çapında bir takım kuran Tottenham’la baÅŸlayalım. Geçen sene ortasında takımın başına geçen Juande Ramos’la birlikte çıkışa geçen Kuzey Londra ekibi Lig Kupasını kazanarak Uefa kupasına katıldı.Wisla Krakow’u 2-1 ve 1-1 ile geçerek gruplara kaldılar. Bu sene kadroya dahil edilen Roman Pavlyuchenko, Luca Modriç, David Bentley, Gomes, Giovanni Dos Santos  ve kadroda zaten yer alan Aaron Lennon, Gareth Bale, Darren Bent, Ledley King gibi oyuncularla  beklentiler çok yükseldi. Ancak bu seneye felaket baÅŸladılar kelimenin tam anlamıyla. Ligin ilk 7 haftasında sadece 2 puanları var ve ligde önümüzdeki 4 maçın en az 3′ü kazanılamazsa Juande Ramos kovulacak. EÄŸer lige konsantre olurlarsa ve grup maçlarındaki zor fikstürü de hesaba katarsak Tottenham gruptan çıkamayabilir.

Yıllardır İtalya’da ilk 7-8 takım içerisinde yer alan Udinese, bu istikrarını hiç bozmuyor. İtalya’da en zor deplasmanlardan biri Udinese ve kadrosunda da birbirinden önemli oyuncular var. Antonio Di Natale, Fabio Quagliarella, Gökhan İnler, Gyan Asamoah gibi oyuncular her takımın başına iÅŸ açabilecek kapasitedeler. Geçen sene Milan’ın ardından 6. olan kulüp, gruplara B.Dortmund’u 2-0 ve 0-2′lik sonuçların ardından penaltı vuruÅŸlarıyla eleyerek katıldı. Fikstürü oldukça zor olsa da en kötü ilk 2′de yer alacaklarını düşünüyorum.

Hollanda Ligi’nin ÅŸimdiye kadar hep vasat takımlarından biri olan NEC Nijmegen geçen sene sürpriz bir baÅŸarı göstererek Uefa kupasına katıldı. Romanya’nın güçlü takımı Dinamo BükreÅŸ’i 1-0 ve 0-0 ile geçerek gruplara katıldılar. Kadrosunda Collins John ve Tim Janssen dışında önemli bir oyuncusu bulunmayan kulüp ilk 3′e girebilirse büyük iÅŸ baÅŸarmış olur. Fikstür onlar için de önemli handikap bu grupta.

Rusya’nın ÅŸimdiye kadar en çok ÅŸampiyonluÄŸu bulunan takımı Spartak Moskova, 2001 yılından bu yana ÅŸampiyonluÄŸa hasret. Son 3 sezonu 2. sırada bitirdiler ve artık ÅŸampiyonluk istiyorlar ki bu sene de onlar için zirveden uzak geçti bitti sayılır. Geçen ay takımın başına geçen efsane Danimarkalı Michael Laudrup ile neler yapacaklar göreceÄŸiz ancak bu grup için ilk 3 adaylarından biriler. Kendi sahalarında iklim ÅŸartlarıyla rakiplerini yeneceklerini düşünüyorum. Spartak Moskova Uefa Kupasına Åžampiyonlar Ligi ön elemesinde Dinamo Kiev’e 4-1 ve 4-1 yenilip hayal kırıklığı yaratarak geldi. Gruplara da Banik Ostrava’yı 1-1 ve 1-0 ile geçerek kaldılar. En önemli oyuncusu Pavlyuchenko’yu Tottenham’a satan takım büyük güç kaybetse de yine de iyi oyuncular kadroda yer almakta. Fikstür ve diÄŸer etmenler sayesinde Spartak Moskova gruptan çıkacaktır.

Hırvatistan’ın futbolcu fabrikası Dinamo Zagreb, yıllardır yetiÅŸtirdiÄŸi oyuncuları büyük takımlara büyük paralara satmasıyla ünlüdür. Eduardo Da Silva, Luca Modriç, Nico Kranjcar bunlardan sadece birkaçı.  Son 3 yıldır Hırvat Ligi’nde ÅŸampiyonlar ve bu takımı deplasmandan yenebilmek oldukça güç. Sparta Prag’ı 0-0 biten 2 maçın ardından uzatmalarda elediler ve gruplara kaldılar. Kendi sahalarında alabilecekleri en az 4 puan ve deplasmanda 1 puan ile gruptan çıkabilirler.

Maç Programı:

23 Ekim 2008

Udinese-Tottenham
Dinamo Zagreb-NEC Nijmegen

6 Kasım 2008

Tottenham-Dinamo Zagreb
Spartak Moskova-Udinese
 

27 Kasım 2008

NEC Nijmegen-Tottenham
Dinamo Zagreb-Spartak Moskova

3 Aralık 2008

Spartak Moskova-NEC Nijmegen
Udinese-Dinamo Zagreb

18 Aralık 2008

NEC Nijmegen-Udinese
Tottenham-Spartak Moskova

Eki 10 2008

Uefa Kupası H Grubu

Uefa Kupası 2008-2009 sezonu grup maçları kura çekimi sonucunda H grubu Nancy, Deportivo La Coruna, Feyenoord, CSKA Moskova ve Lech Poznan olarak şekillendi. Bu yazımda bu takımları değerlendireceğim.

İlk olarak geçen yıl Fransa Lig 1′in flaÅŸ takımı Nancy ile baÅŸlayalım. Nancy bu sezon geçtiÄŸimiz yıl gösterdiÄŸi performanstan bir hayli uzakta. Uefa gruplarına Motherwell’i 1-0 ve 2-0 skorlarla geçtiler. Ancak bu sonuçlarla geçtiler ki zaten zayıf olan İskoçya Ligi’nin zayıf takımını elemek Fransa’nın 4. bitiren takımı için çok da zor olmamalı. Kadrosunda tanınmış pek fazla isim bulunmasa da River Plate’den kiralanan Macaluso ve takımı geçen yıl sırtlayan Hadji önemli isimler. Nancy için grupta 3.lük sürpriz sayılabilir ki oldukça zor.

Gelelim 2005 yılı Uefa ÅŸampiyonu CSKA Moskova’ya. Tarihlerinin en iyi sezonunu yaÅŸadıkları ve duble yaptıkları 2005 sezonundan sonra bir türlü istikrar saÄŸlayamadılar. Geçen sezon Zenit’in 3 yıl önce kendi yaptıklarını yapmasıyla iyice gözden düştüler. Ancak hala çok kaliteli kadroları var ve hedefler hep büyük tutuluyor. Vagner Love, Yuri Zhirkov, Milos Krasiç, İgor Akinfeev gibi oyuncular Avrupa’nın önemli takımlarında oynayabilecek yetenekte oyuncular. Milli futbolcumuz Caner Erkin de zaman zaman kadroda yer almakta ve baÅŸarılı maçlar çıkarmakta. CSKA gruplara S.Koprivnica takımını 1-0 ve 2-1′lik skorlarla eleyerek geldi ve ilk 3 sırayı almalarına kesin gözüyle bakıyorum ve grubun en büyük favorisi olduÄŸunu düşünüyorum.

Gelelim Türk dostu Deportivo La Coruna’ya. Yıllardır stadlarında asılı olan Türk Bayrağı’ndan dolayı büyük bir sempatim var bu takıma ve taraftarına. 2000 yılında kazandıkları tarihlerinde tek İspanya ÅžampiyonluÄŸu’nun ardından takip eden 2-3 yıl Avrupa’nın en tehlikeli takımlarından biri olan Deportivo, o günleri mumla arıyor. Son 3-4 yıldır büyük hayal kırıklığı yaÅŸayan ve kadroda revizyona gidip gençleÅŸen takım istikrarsız sonuçlarla taraftarını üzüyor ancak takımda gelecek olduÄŸu her halinden belli. GeleceÄŸin yıldızı Guardado, tecrübeli Mista ve Valeron, Omar Bravo, Ze Castro gibi oyuncularla İspanya Ligi’nde ilk 6yı hedefleyen bu ekip, Uefa’da da gidebildiÄŸi yere kadar gitmek amacında. Gruplara Brann Bergen’i 2-0 ve 0-2′lik sonuçların ardından penaltı vuruÅŸlarıyla eleyerek geldiler. İlk 3 içerisinde bitireceklerini tahmin ediyorum.

Gelelim bir baÅŸka hayal kırıklığı takım Feyenoord’a. Özellikle geçen sezon eski günlerine dönmek adına çok sayıda önemli transfer yaptılar ve sezona da iyi baÅŸladılar. Ancak sonu gelmeyen sakatlıklardan sonra ÅŸampiyonluktan ve ÅŸampiyonlar ligi hedefinden uzaklaÅŸarak Uefa kupasına gitmeye razı oldular. Bu seneye de çok kötü baÅŸladı Feyenoord. Bu sene de sakatlık belası bitecek gibi durmuyor. 2 hafta önceki maçta tam 17 oyuncularını sakatlıktan dolayı oynatamadılar ve 3-0 kaybettiler Den Haag’a karşı.Gruplara Kalmar’ı 0-1 ve 2-1′lik sonuçlarla eleyerek kaldılar. Roy Makaay, Kevin Hofland, takıma yeniden dönen Tomasson, Landzaat gibi önemli oyuncuları var ancak hangilerini oynatabilecekleri belli olmadığından bu takım hakkında tahmin yapmak oldukça güç. Ancak yine de tecrübesiyle ve fikstür avantajıyla Feyenoord’un ilk 3′e gireceÄŸini düşünüyorum.

Ve grubun en zayıf halkası Polonya ekibi Lech Poznan. 2. ön eleme turunda Grasshoppers’ı 6-0 yenerek sansasyon yarattılar. Daha sonraki turda da Avusturya’nın önemli ekibi Austria Wien’i elediler. Tarihlerinde birkaç kupadan baÅŸka baÅŸarısı olmayan takım için son derece önemli sonuçlar. Kadrolarında Lewandovski dışında önemli oyuncuları yok ve grubun en zayıf halkası olarak görüyorum onları. Kendi sahalarındaki maçlarda belki grubun kaderini etkileyen sonuçlar alabilirler.

Maç Programı:

23 Ekim 2008

Nancy-Feyenoord
CSKA Moskova-Deportivo
Lech Poznan(Bay)

6 Kasım 2008

Feyenoord-CSKA Moskova
Lech Poznan-Nancy
Deportivo(Bay)

27 Kasım 2008

Deportivo-Feyenoord
CSKA Moskova-Lech Poznan
Nancy (Bay)

4 Aralık 2008

Lech Poznan-Deportivo
Nancy-CSKA Moskova
Feyenoord (Bay)

17 Aralık 2008

Deportivo-Nancy
Feyenoord-Lech Poznan
CSKA Moskova (Bay)

Eki 09 2008

Benfica geçmişini arıyor

Portekiz’in 3 büyük kulübünden biri olan Benfica 4 yıldır şampiyonluğa hasret durumda, ki 4 yıl önceki bu şampiyonluk son 16 yıldaki tek şampiyonluk. Daha önce Portekiz Ligi’nde 31 şampiyonluğu bulunan Benfica bu istatistikte açık farkla lider durumda. 27 kez de Portekiz Kupası’nı kazandılar. Ayrıca 1961 ve 1962 yıllarından 2 Şampiyon Kulüpler Kupası müzelerinde bunulmaktadır. Bu geçmişe bakıldığında Portekiz’in en başarılı kulübü denilebilir fakat Porto’nun son yıllarda yaptığı çıkış ve ardarda kazandığı şampiyonluklar sayesinde popülaritesi Benfica’nın önüne geçti.

Uzun yıllardır istenilen başarıları yakalayamayan takımda bu süre içinde pek çok ünlü teknik direktör çalıştı, ancak onlarda istenilen sonuçları alamadılar. Bunların arasında Trapattoni, Camacho, Koeman bunlardan birkaçı. Bu seneye daha önce Valencia’yla başarılı sayılabilecek yıllar geçiren Quique Sanchez Flores ile başladılar. Flores’in yardımcılığına da takımın sembol isimlerinden Rui Costa getirildi. Takıma da pek çok ünlü oyuncu takviye edildi. Pablo Aimar, Jose Antonio Reyes, David Suazo gibi Portekiz Ligi’nin kalitesine göre çok üst düzey oyuncular takıma katıldı. Halen kadroda bulunan Luiaso, Oscar Cardozo, Nuno Gomes, Angel Di Maira, Petit gibi oyuncuları da eklersek kağıt üzerinde Avrupa’da dereceye girebilecek takım görüntüsü ortaya çıkıyor.Özellikle Oscar Cardozo’nun en geç birkaç yıl içerisinde Avrupa’nın büyük kulüplerinden birine gideceğini düşünüyorum. Zaten Reyes ve Aimar gibi oyuncuları anlatmaya gerek yok. Kalede de Portekiz Milli Takımı’nda Ricardo’nun yedeği Quim ve yıllarca Leverkusen’de oynayan Hans-Jörg Butt güven veriyolar. Defansın bel kemiği Luisao zaman zaman Brezilya Milli Takımı’na seçiliyor. Orta sahada Angel Di Maria’yı Pekin Olimpiyatları’nda izledim ve gayet beğendim. Orta sahanın bir diğer oyuncusu Nuno Assis yükselen formuyla milli takıma göz kırpıyor. Kadro çok ofansif gözükmekle beraber kaliteli defans oyuncularıyla hem ofansta hem defansta çok güçlü bir takım haline geldi Benfica.

Ben Benfica’yla ilgili yazı yazmayı düşünürken, Galatasaray Uefa Kupası grubunda Benfica’la aynı gruba düştü ve artık birşeyler yazmak farz oldu. Fikstür gereği Galatasaray Benfica ile deplasmanda maç yapacak. Yani Euro 2004 finalinin de yapıldığı Luz Stadı’nda. Seyirci baskısı, muhteşem atmosfer ve kaliteli kadrosuyla Benfica,  Galatasaray’ın başına zor işler açacaktır. Deplasmanda alınacak 1 puan bile sevindirici olmalıdır bu şartlar altında. Benfica’nın şuan için tek handikapı tam olarak takımın oturmaması. Ligde 5 haftada aldıkları 3 beraberlik bunun göstergesi. Ancak maçın oynanacağı tarihe kadar takımın iyice oturacağını ve seri galibiyetler alacağını düşünüyorum.

SportsTop Blogs