Posts tagged: Skibbe

Eki 12 2008

Galatasaray’da Neler Oluyor?

Galatasaray’da sezon açıldığından beri ilginç şeyler oluyor açıkçası. Takımın Şampiyonlar Ligi’nden elenmesini takım çalışamadı birarada dedik geçtik. Ligin dibine kamp kurmuş Antalyaspor’a verilen tek puanın ardından Bursaspor yenilgisi bana göre Skibbe’nin ipini çekmiştir.

Bazı şeyleri görememek için hakkaten kör olmak lazım. Bursaspor maçı öncesinde bütün basın bas bas bağırdı. “Skibbe Yusuf’a dikkat etmeli”, “Yusuf çok tehlikeli”. Boşa. Hadi Skibbe Türkçe’yi bilmiyor, medyayı takip edemiyor. Yardımcılarına söylemedi mi bu adam sene başında medyayla ilgili isteklerini? Bugün fatura Boakamp ve Davala’ya çıktı. Yarın daha hazin sonlarda onları da bulamayacak zaten.

Hepsi bir kenara, takımda ileriye doğru bir umut parıltısı göremiyorum. Takım henüz 1 yenilgi aldıysa burada teknik direktörün pek etkisi olduğunu sanmıyorum.  Herkes başına buyruk oynuyor. Bunun en büyük örneği de Servet zaten. Yanındaki Meira’nın ileri çıkışlarından mıdır bilinmez, kamburunu çıkarıp topla ileri gitmeye kalkıyor, gol atmaya kalkışıyor. Skibbe onu bir kez uyarsa toparlamaya yetecek. İleri çıkmasını kasten istediğini düşünemiyorum bile. Takımın diğer galibiyetlerini düşününce ya Kewell’ın oyunu okuma becerisi var ya da dediğim gibi bireysel atılan goller.

Arda’da bir haller var. Kewell’ın onun yerini kapatmasından olsa gerek maça tam odaklanamıyor gibi bir haller var. Tabi bu sakatlıktan çıkmasının ardından yaşadığı bir durağanlık da olabilir.

Bir de sakatlar var. Takımın önemli oyuncuları sakat deniliyor. Bir oyuncu sakatlıktan çıktıktan sonra istediği kadar hazırım desin, o oyuncunun maç eksiği vardır. Geçen maçta Mehmet Topal ve Arda sakatlıklarının geçmesinin ardından ilk 11’de maça çıktılar. Sakatlıktan yeni çıkan oyuncular rakip yorulduğu zaman , maçın son anlarında oyuna sokulur. Bu herkes tarafından bilinir. Skibbe bunu da mı bilmiyor? Doğal olarak Mehmet Topal ve Arda anında sakatlanıp maçtan çıktılar.

Aslında yönetim Feldkamp’a yaptıkları oyunu Skibbe’ye de denedi fakat başarısız oldu bu sefer. Geçen sene Feldkamp’ı istifaya zorlamak için Ahmet Akcan’ın görevine son vermişlerdi. Hemen ardından da Feldkamp istifa etmişti. Ama bu sefer iyi bir manevrayla Skibbe “onları ben de beğenmiyordum” diyerek  kredisini bir kaç maç daha uzatabildi. Büyük ihtimalle ilk kötü neticede tazminatını eline verip gönderecekler Skibbe’yi de.

Yerine Rijkaard mı gelir Mancini mi bilinmez ama Skibbe’nin çok uzun zamanı kalmadığı kanaatindeyim.

 

Levent Özel

Eki 12 2008

Skibbe; gitmeli mi, kalmalı mı?

Taraftarın ilk günden beri bitmeyen önyargıları ve endişeleriyle izlediği Galatasaray’ın patronu Michael Skibbe, eminim önceden, Türkiye’de teknik heyet koltuğunda 2 aydan uzun süre oturmanın zorlukları konusunda bilgilendirilmiştir. Yine de, tam olarak haketmemesine rağmen bir teknik direktör için zor günler yaşıyor olmalı.

Bir takım, yeni bir teknik direktöre verildiğinde, toparlanması ve oturması zaman alır. Bu süreç kimi takımlarda 1 aydan kısa sürede gerçekleşirken kimi takımların oturması için çok uzun süre çalışılması gerekir. Bu durumu göze alırsak, Skibbe’nin yeni takımıyla ilk Avrupa macerasında tökezlemesini başarısızlık olarak saymak haksızlık olur. Galatasaray ise şampiyonluk yaşatan teknik direktörleri bile bekletmeden göndermeye alışkın, fakat dünya geneline bakarsak bunun örneğine çok rastlanmaz. Açıkçası futbol anlayışımızın dünya yol katetmesi gerekiyor, özellikle de işin teknik yönüne daha bir saygılı bakmamız lazım. Sonuçta işin gerçek rengi, biz bilgisayar başında eğlenip mutlu olalım diye yapılmış oyunlarda olduğundan çok daha farklı.

Bu sezon başına ufak bir göz atalım. Rigobert Song gibi Galatasaray’da kemikleşmeye başlamış bir isim, büyük bir ihtimalle şampiyonluk yarışında rakip olacak Trabzonspor’a gitti. Takımın abisi, kaptanı, lideri Hakan Şükür gönderildi, ki bir takım kaptanı, takımın iletişimi, düzeni, hırsı, sevgisi, her şeyidir. Bu iki önemli ismin gidişinin yanında, Meira, Kewell, Baros, De Sanctis gibi yıldızlar kadroya dahil edildi. Gelen isimler herhangi bir takımın çehresini tamamen değiştirecek oyuncular. Takımdaki yabancılara şöyle bir bakarsak; 1 İtalyan, 1 Portekizli, 1 İsveçli, 1 Brezilyalı, 1 Avusturalyalı, 1 Çek ve 1 Kongolu futbolcu var. Hocaları Alman.

O halde hediyelik eşya tezgahı gibi yabancı kadrosuyla beraber, en önemli defansı ve kaptanı ayrılmış bir takımın, kısa sürede, birbirine uyum sağlamasını, aynı dili konuşamasa bile birbirini tanıyıp anlaşabilmesini, kadro yapısının ve taktiklerin oturmasını beklememiz yanlış olur. Bu durumda başarı da kısa sürede gelmeyecektir. Türkiye’de böyle bir kadro er veya geç mutlaka şampiyonluğu yakından kovalayacaktır, fakat başarı kıstası olarak Avrupa’yı ele aldığımızda takımın bu şartlarda zorlanacak olması da kaçınılmazdır.

Skibbe’nin yardımcılarının görevlerine son verilmesinin, kendisinin bilgisi dahilinde olup olmadığını bilmiyorum, fakat bu bir teknik direktörün gönderilmesi için yapılan zemin hazırlığıysa, çok büyük bir hatadır. Teknik adamın kendini gösterebilmesi için en azından sezon sonuna kadar sabredilmeli, başarılı olursa mutlaka onunla devam edilmeli.

Doğrusunu söylemek gerekirse, ne futbolcunun ne de teknik direktörün altın çağında olanı, koşa koşa Türkiye’ye gelmiyor, eğer çok büyük paralar dökülmezse. Bizim yapmamız gereken şey, Skibbe gibi teknik adamların kendini gerçekten ispatlayabileceği ortamı hazırlayıp, onlarla yükselişe geçmek, onlarla başarılı olmak. Yoksa takımlarımızın başına bu yıllarda bir Mourinho, bir Ferguson, Ranieri, Benitez gelecek değil. O sebepten yeni bir teknik direktör gelirken “Kim bu, tanımayız etmeyiz nereden çıktı?” demek yersizdir. Tabii bu söylediklerim yabancı teknik direktörler için geçerli.

Sonuç olarak taraftarlar olarak Skibbe’ye zaman vermeliyiz bence, çünkü kimin gerçekten başarılı olup olmayacağını bilemeyiz. Örnek olarak taraftarların şu anda mumla aradığı Mircea Lucescu’nun bu kadar iyi işler yapacağını kim bilebilirdi, Inter’in 3 teknik direktör değiştirip 8. olabildiği sezon ilk gönderilen kişiyken? Sabır her şeyin ilacıdır.

SportsTop Blogs